Son Duyurular
| Canımız kurban olmadan önce, yolunda olmaya! |
|
|
|
| Mustafa Balaban tarafından yazıldı |
| Perşembe, 05 Mart 2009 11:28 |
|
Peygamberi sadece kandillere sığdırmak, Kur'an-ı kabirlere sıkıştırmak, dindarlığı camilere hapsetmek peygamberi örnek almak değildir. Peygamberimiz bizim için sadece adı güzel kendi güzel değil, ahlakı-adaleti de güzel insandı. O sadece cami adamı değil, cemiyet adamıydı. O sadece Kur'an okuyan değil Kur'an-ı yayan ve yaşayandı. Bizler de Kur'an-ı sadece okuyan değil, hayatına ilmek ilmek dokuyan kişisellerden olursak, peygamberin örnekliğini anlamışız demektir.
Peygamber Efendimize, CANIMIZ KURBAN OLMADAN ÖNCE, YOLUNDA OLMAYA ! Gelin, peygamber efendimizin doğumunun gerçekleştiği bu kutlu günlerde kendimizi biraz muhasebe edelim. Özümüzü eleştirelim. Acaba gerçekten Allah’a iyi bir kul, peygambere iyi bir ümmet miyiz? Acaba Müslümanlığımızda samimi miyiz, yoksa Müslümanlık rolümü yapıyoruz? Acaba kişisel hayatımızda, ailevi yaşantımızda, toplumsal ilişkilerimizde iyi bir insan, güzel bir Müslüman mıyız? Yoksa parçacı, eksik ve yarım Müslüman mıyız?Bu kutlu gün, bir yenilenme zamanı olsun. Peygamberin doğumu bizler için iyi duyguların, doğru davranışların, güzel başlangıçların doğumu olsun! Eğer, Allah ile ilişkimiz iyi ise Peygamberin yolundayız demektir. Yani Allah denince yüreğimizde Allah sevgisi-saygısı artıyor, imanın hazzını duyuyor , hidayetin en büyük nimet olduğuna inanıyorsak doğru yoldayız demektir. Eğer Yüce Allah’ın her şeyi bildiğini, bizleri her zaman gördüğünü biliyor, her işte Allah rızasını gözetiyor isek, peygamberimizin yolundayız demektir. Dua ederken, sadece ona yöneliyor, ondan istiyor ve Yüce Allah’ın bize şahdamarımızdan daha yakın olduğunu biliyor, duamıza belki bu gün belki yarın, belki de ahirette karşılık vereceğini biliyor, aceleci davranmıyor, hayrı-hayırlısını istiyorsak peygamberimizin yolundayız demektir.Farz ve vacip namazları mükellef olunca kılmaya başlıyor, en iyi amel vaktinde kılınan namazdır, diyor aksatmadan vaktinde kılıyor isek peygamberin yolundayız demektir. Namazımız bizleri, büyük-küçük günahlardan uzak tutuyor, namaz kılana bu yakışmaz, ibadet ettiğin Allah seni görüyor sakın ha harama-günaha yaklaşma hissiyatını duyuyor isek, doğru yoldayız demektir.Vaktimiz, şartlarımız müsait olduğunda, cemaatle kılınan namaz daha farklı ve faziletli diyor, cemaatle namaz kılmaya önem veriyorsak, peygamber efendimizi takip ediyoruz demektir. Eğer orucu, bir yük gibi görmüyor, oruçluluk bizde sinirlilik, sabırsızlık yaratmıyor, Allah için yemiyorum nimetlerin kıymetini anlıyorum. Oruç ibadeti ile, aç olanların açıkta olanların halini daha iyi hissediyorum diyorsak, peygamberimizin yolundayız demektir. Eğer hacca sadece hacı unvanını almak için değil, peygamberlerin geldiği, islamın geldiği, peygamberimizin sevindiği-üzüldüğü o kutsal toprakları görmek, inancımızı pekiştirmek, dünya Müslümanları ile tanışmak için gidiyor, bir ibadeti yapmanın sevincini taşıyorsak, Hac’dan dönüşte daha dindar ve daha ahlaklı oluyorsak, işte o zaman doğru bir hac yapmış, peygambere yakışan bir ibadet yapmış oluruz. Eğer zekat ve sadaka verirken , ertelemeden, eksiltmeden veriyor, Allah’ın bize verdiği mülkten, zenginlikten veriyorum, rabbim bana verdi bende ihtiyaç sahiplerine vermeliyim, diyor ve verirken karşıdakinin onurunu zedelemeden, üçüncü şahıslara reklam etmeden nerdeyse sağ elimiz verirken sol elimizin haberi olmadan veriyor isek, peygamber gibi davranıyoruz demektir. Eğer evlilik yaparken talip olduğumuz kişide önce servet, önce güzellik-yakışıklılık, önce kariyer demiyor, önce karakter ve önce ahlak diyorsak doğru yoldayız demektir. Eğer oğlumuzu evlendirirken karşı taraf beni yormasın diye kendimiz için kolaylık düşündüğümüz gibi, başkasına kızımızı verirken de nikahın hayırlı olanı, külfeti az olanıdır diyor, yeni hısımlarımızı yormuyorsak; Evli isek, eşimizin bir kusuru varsa bunu abartmadan yardımcı olmaya çalışıyorsak, memnun kalacağımız davranışlarının da olduğunu unutmuyorsak, peygamberimizin eşlerine karşı çok iyi davrandığını, ifk gibi büyük ve çirkin bir hadiseye maruz kalan Aişe validemize şiddet uygulamadığını biliyor sevgi ve saygıya dayalı bir ilişki geliştirip gizli dost kurma, ihanet gibi aileyi bitiren bir yanlışlık yapmıyorsak, iki tarafında birbirlerine karşı haklarının olduğunu şuurundaysak, işte peygamber aile yaşantımızda model demektir.Eğer akrabalık ilişkilerimiz iyi olursa, ömrümüzün daha bereketli ve hareketli olacağına inanıyorsak peygamberimizin yolundayız demektir.Eğer komşum, benim yarı akrabamdır. Nerdeyse mirasçı olacak kadar hukukum vardır. Kıyamet gününde muhakeme olacak ilk iki hasım, iki komşudur diyor, davetine icabet ediyor, yemek pişirdiğimizde biraz daha fazla yaparak komşumuzu davet ediyor veya gönderiyorsak, o aç ise ihtiyaç sahibi ise ben nasıl yatabilirim, diye düşünüyor, hastalığında geçmiş olsuna gidiyor, cenazesi olduğunda başsağlığı diliyor, yeni bir şeye sahip olduğunda hayırlı olsun diyorsak işte o zaman iyi bir komşu olmuşuz demektir. Eğer insanlarla ilişkilerimizde dargınlık, küskünlük oluyor da, üç günden fazla küs durmak helal değil diyor ve barışmanın yollarını arıyorsak, işte peygamberin sözüne uymuş oluruz. Bir işte, bir konuda anlaşamayınca veya muhatabımızın istenmediğimiz hareketlerine maruz kalınca, hemen öfkelenmeyip kendimizi tutabiliyor, asıl güçlü kişinin öfkesini yenen olduğunu biliyorsak, bilelim ki peygamberin yolundayız demektir. Eğer mahallemizde, dul ve yetimlere yardımcı olmanın Allah yolunda cihad ve nafile ibadetle eşdeğer olduğunu biliyor, bir yetime sahip çıkanın cennette peygamberimizle olacağını biliyor isek, doğru yoldayız demektir.Eğer annemize, babamıza iyi davranmanın Allah’ın rızasını kazandıracağını, kötü davranınca da, yüce Allah’ın hoşnut olmayacağını biliyor, öf bile demekten kaçınıyor, küçük iken onlar bana nasıl baktılarsa şimdide ben onlara iyi bakmalıyım diyerek sahipleniyor ve dualarını alıyorsak, hayırlı evlat olmuşuz demektir.Sadece birinci dereceden değil diğer büyüklerimize: kaynanamıza ve kayınbabamızı da iyi davranmak, yaşça büyük olana saygı göstermek; kendi çocuklarımıza gösterdiğimiz sevgi ve merhameti bütün çocuklara göstermek, sünnet üzere olmak demektir.Bir yere gittiğimizde veya biriyle karşılaştığımızda selamı önce vermenin önemli olduğunu, insanlardan selamı esirgememek gerektiğini, şayet bize selam verilirse en güzel şekilde karşılık vermek gerektiğini biliyorsak, peygamberimiz gibi davranıyoruz demektir.Misafiri seviyorsak, ağırlamaktan hoşnut oluyorsak peygamberimizin ahlakına göre hareket ediyoruz demektir. Tanıdık tanımadık, kendi-annemiz-babamız veya oğlumuz-kızımızın evine kapıyı vurarak, zile basarak, seslenerek, izin alarak giriyorsak sünnete uygun davranıyoruz demektir. Şayet evine gittiğimiz birisi müsait olmadığını söylüyorsa, eleştirmeden-birilerine şikayet etmeden, sağda solda lafını etmeden hareket ediyorsak olgun bir insan, güzel bir müslümanız demektir.Tanıdık-tanımadık bir kişi bizlere maddi-manevi bir emanet bırakıyor, emanete gözümüz gibi, kendi malımız gibi bakıyor isek, o zaman bizlerde Muhammedü’l Emin olan peygamberimizin sünnetine uyuyoruz demektir.Başkalarının haklarına göz dikmiyor, başkalarının bahçe -tarla sınırı ile oynamıyor, hayvanların beslendiği, otlandığı kamu malı olan meraları işgal etmiyor, ağaçlık-ormanlık yerleri talan etmiyor isek peygamberimizi gibi davranıyoruz demektir.Eğer bir yanlış ve kötülük görünce banane, nemelazım demiyor mümkünse elimizle değilse dilimizle, bu da mümkün değilse o işi tasvip etmemek, hoş görmemek doğru bir yolda olduğumuza alamettir. Eğer zulme, haksızlığa maruz kalınca, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır diyor, gerekli tepkiyi verebiliyorsak, peygamberin yolundayız demektir.Eğer çevreyi kirletmemek, çevrede insanlara zarar veren ne varsa temizlemek , ayrıca insanların ve hayvanların yararlanması için ağaç dikmenin faydalı ve faziletli olduğuna inanıyor; köyümüze- kentimize faydalı olacak bir işin sürekli sevap getireceğini, yapamıyorsak da aracı olunca hayra vesile olanın hayrı yapan gibi sevap kazanacağını şuurunda isek, peygamberin yolundayız demektir.Eğer zaman yönetimini, vakti değerlendirmeyi bilmek, iki günün birbirine eşit olmasının yanlış olduğunun şuurunda olmak, kendimize, aileye ve topluma yeni değerler katmaya çalışmak, faydalı insan olmak, peygamberimizin yolunda bulunmamız demektir.Eğer her şeyin sağlıkla olduğunu, bize verilen bedenin emanet olduğunu bilmek, hastalanmadan önce sağlığın kıymetini bilmek bu sebeple vücut temizliğine, tırnak temizliğine, diş temizliğine önem vermek, yemekten önce ve sonra elleri yıkamayı alışkanlık haline getirmek, temiz bir insan olmamız demektir. Eğer ruh sağlığının önemli olduğunu bunun için kıskanmanın, gıybetin, iftiranın, yalanın,su-i zannın, küfrün önce kişiye zarar verdiğini bilmek, peygamberimizin yolunda olduğumuzun, doğru yolda bulunduğumuzun işaretidir.Eğer peygamberimiz en güzel ahlak olan mekarimi ahlaka sahipti diyor, bizlerde O’nun gibi olmaya çalışıyorsak, doğru yoldayız demektir.Hülasa peygamberimiz nasıl ki, “Ben nasıl namaz kılıyor isem sizde aynı şekilde kılın buyuruyor” ya, işte aynı şekilde sünnet demek; peygamberi sevmek demek, hayatın her alanında O’nu örnek almak demektir. Sende insan ve toplum, sen de temel ve bina; Ne getirdin, götürdün, bildirdinse amenna! Diyebilmeliyiz. Haydi o zaman, “canım kurban olsun” demeden, “yolum yolun olsun” demeye. Haydi sünnet denince sadece, peygamberimizin ibadetlerdeki sünnetini değil, hayatın her alanındaki sünnetini bilmeye ve izlemeye.
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 05 Mart 2009 12:09 ) |
Yazarlar
|
EY NEBİ! |
| Şaban Piriş | |
|
Bir imtihan/imkan olarak: İHTİYARLIK |
| Mustafa Balaban | |


